Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2025 sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişidir; bu toplamın yaklaşık dörtte biri, yani 21 milyon 375 bin 930’u çocuklardır. Erkek çocukların oranı yüzde 51,3, kız çocukların oranı ise yüzde 48,7 olarak kayda geçmiştir.
BM tanımına göre 0-17 yaş grubunu kapsayan çocuk nüfusu, geçmiş yıllarda toplam nüfusta yüksek oranlar gösterirken 1990’larda düşüş eğilimi izlemiş, 2025’te yüzde 24,8 olarak belirlenmiştir. Nüfus projeksiyonları 2030’da yüzde 22,1, 2040’ta yüzde 17,9, 2060’ta yüzde 16,9, 2080’de yüzde 15,2 ve 2100’te yüzde 14,5 olarak öngörmektedir.
AB’nin 27 üyesi arasında 2025 yılında çocuk nüfus oranı ortalama olarak yüzde 17,6 olarak kayda geçmiştir. En yüksek çocuk nüfusuna sahip ülkeler sırasıyla İrlanda (22,7%), Fransa ve İsveç (20,4% her biri) olarak öne çıkarken, Malta (14,5%), İtalya (14,9%) ve Portekiz (15,5%) en düşük oranları veren ülkeler olarak listelenmiştir. Türkiye’nin çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile AB ortalamasının üzerinde konumlanmıştır.
ADNKS sonuçlarına göre geçen yıl en çok çocuk barındıran il Şanlıurfa (43,3%) olurken onu Şırnak (39,2%) ve Mardin (36,7%) izlemiştir. En düşük oranlar ise Tunceli (15,9%), Edirne (16,9%) ve Kırklareli (17,7%) şeklinde kaydedilmiştir. Toplam hane sayısı 26 milyon 977 bin 795 olarak gerçekleşmiş ve hanelerin yüzde 41,9’unda en az bir 0-17 yaş çocuğu bulunmuştur.
0-17 yaş grubuna ilişkin hane dağılımında en üst sırada Şanlıurfa (yüzde 68,2) yer alırken en altında Tunceli (yüzde 27,3) bulunmuştur. Hanelerde 1 çocuk (%19,1), 2 çocuk (%14,1), 3 çocuk (%5,7), 4 çocuk (%1,9) ve 5+ çocuk (%1,1) oranlarında çocuklar yaşama geçmiştir.
Çocukların yaş gruplarına göre yapısı 2020 ile 2025 arasında değişim göstermiştir; 0-4 yaşta yüzde 22,7, 5-9 yaşta yüzde 28,8, 10-14 yaşta yüzde 30,5 ve 15-17 yaşta yüzde 18 olarak belirlenmiştir. Doğum istatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı 937 bin 559’dur; erkek bebekler 481 bin 825, kız bebekler 455 bin 734 olarak kayda geçmiştir. Canlı doğumların büyük çoğunluğu tekil doğum olup oranı yüzde 96,7’dir.
Hastanede gerçekleşen doğumların payı 2010’da yüzde 91,6 iken 2024’te yüzde 99,4’e yükselmiştir. Aşılamalarda beşli karma aşı için 2023’te yüzde 98,8 olan oran 2024’te düşüş göstererek yüzde 96 olarak raporlanmıştır.
Yaşam tablolarına göre 2022-2024 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye genelinde 78,1 yıl olup erkekler için 75,5 yıl, kızlar için 80,7 yıldır. 7 yaşındaki bir çocuk için kalan yaşam süresi ortalama 72,1 yıl olarak hesaplanmıştır; kız çocuklarda bu süre 74,7 yıl, erkeklerde 69,5 yıldır. 15 yaşında başlayan çalışma çağında ise bu süre 64,3 yıldır; kızlar için 66,9 yıl, erkekler için 61,7 yıldır ve bu iki cinsiyet arasındaki fark 5,2 yıldır.
En popüler bebek isimleri ise 2025 yılında erkeklerde Alparslan, Göktuğ ve Metehan; kızlarda Alya, Defne ve Gökçe olarak belirlendi. Erkek bebeklere 2025 yılında en çok verilen isimler sırasıyla 7 bin 527, 6 bin 36 ve 5 bin 393 olarak kayda geçti. Kız bebeklerinde ise Alya (8 bin 751), Defne (7 bin 731) ve Gökçe (7 bin 603) öne çıktı.
Çalışma çağındaki çocukların bağımlılık oranı, 2019’da yüzde 34,1 iken 2025’te yüzde 29,7’ye gerilemiştir. Nüfus projeksiyonları ana senaryoda 2030’da yüzde 25,5, 2040’ta yüzde 22,1, 2060’ta yüzde 23,3, 2080’de yüzde 23,4 ve 2100’de yüzde 21,5 olarak öngörülmektedir.
2024 verilerine göre özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 96 bin 83’tür; erkekler yüzde 62,6, kızlar yüzde 37,4’tür. 5 yaş net okullaşma oranı 2024-25 öğretim yılında yüzde 82,5 olarak kaydedilmiş olup erkeklerde yüzde 82,8, kızlarda yüzde 82,3’tür. İlkokul tamamlama oranı yüzde 98,6, ortaokul tamamlama oranı yüzde 96,6 ve ortaöğretim tamamlama oranı yüzde 81,3’tür; cinsiyete göre ortaöğretim tamamlanması erkekler için yüzde 79,2, kızlar için yüzde 83,5’tir.
Okul öncesi ve örgün eğitim kapsamında toplam öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523’tür; erkekler yüzde 51,3, kızlar yüzde 48,7’dir. Özel eğitim gerektiren çocuklar için özel öğretim kurumlarında eğitim alan öğrenci sayısı 602 bin 729 olup bu grup toplam öğrencilerin yüzde 3,4’ünü oluşturur; erkekler yüzde 62,7, kızlar yüzde 37,3’tür.
Yoksulluk ve yaşam koşulları açısından bakıldığında geçen yıl toplam nüfusun yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuklar için bu oran yüzde 36,8’dir; erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olarak kaydedilmiştir.
Resmi kız çocuk evlilikleri önemli ölçüde azaldı 16-17 yaş grubundaki kız çocuklarının resmi evlilik oranı 2002’de yüzde 7,3 iken 2025’te yüzde 1,5’e gerilemiştir. Aynı yaş grubundaki erkek çocukların evlenme oranı 2002’de yüzde 0,5 iken 2025’te yüzde 0,1 olarak kaydedilmiştir.
ADNKS sonuçları, geçen yıl 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusuna sahipken bu grubun içinde babası yalnızca vefat edenler 251 bin 929, annesi yalnızca vefat edenler 79 bin 214 ve her ikisi de vefat edenler 4 bin 907 olarak rapor edilmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında bakıma muhtaç çocuk sayısı 15 bin 508 olarak belirlenmiştir. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96 olup koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841’dir. Evlat edinilen çocuk sayısı ise 681 olarak kaydedilmiştir.
Boşanma istatistiklerine göre geçen yıl boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olup kesinleşen davalar sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilmiştir. Velayetin dağılımı ise yüzde 74,6 anneye, yüzde 25,4’e babaya yönelmiştir.
Ölümler ve nedenleri bakımından 2024’te 1-17 yaş grubunda en çok dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle ölüm gerçekleşmiştir; toplam 1.538 çocuk bu nedenden yaşamını kaybetmiştir. Ardından sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları (765), iyi huylu/kötü huylu tümörler (666) ve dolaşım sistemi hastalıkları (413) nedeniyle ölüm sayıları gelmektedir. Bebek ölüm hızı yıllar içinde düşüş göstermiştir; 2009’da binde 13,9 olan hız 2024’te binde 9,0’a inmiştir. 5 yaş altı ölüm hızında ise 2009’da binde 17,7 iken 2024’te binde 11,1 olarak kaydedilmiştir.
